YAVAŞLA

12 Haziran Cumartesi 2021
  

26-04-2020-Demokrat Kocaeli Gazetesi

2050 YILININ TARİH KİTAPLARINDA BELKİ DE ŞU İFADELER
YAZILACAK
“2020 insanlık adına çok çetin geçti.
Gözle görülmeyen canlılar tüm dünyayı evine kapattı.
Salgından önce insanoğlu çok hızlı yaşıyordu.
Yavaş ve huzurlu dönemlerden, hızlı lakin huzursuz döneme
hicret edilmişti.
İnsanlık sanal sohbetlerle uyuşmuş, her yerde olmasına
rağmen hiçbir yere sığmaz olmuştu. Dostlarının yanında iken
bile, telefonun veya sohbet ağının tuzağına düşmüştü.
Hızlı yaşayan haz peşinde koşan insanoğlu, akraba ve
komşularından kopmuş çocukları ve yaşlıları bakımevlerine
bırakmıştı.
Bilgiye ulaşmak kolaylaşmış, ilmin ve âlimin değeri azalmıştı.
Un açıp börek yapanlar, doğaya çıkıp çiçek toplayanlar da bu
hayatın içinde izole oldular.
AnaBritannica karıştırıp büyüyen anne babalar, çocukları ile
kuşak çatışması yaşamakta idiler.
İnternetin sokaklarında “yemeğin ve çiçeğin sepetleri”
oluşturulmuştu.
Ürettiğinden fazla tüketen, kazandığından fazla harcayan,
abartan, haddi aşan bir nesil türemişti.
Çocuklar bir dersten diğer derse, babalar bir işten başka bir işe,
anneler bir altın gününden diğer güne koşturmaca içindeydiler.
Evler otele dönmüş, akşamları yapılan çaylı muhabbetler rafa
kalkmıştı.
Hodgâmlaşan insan, sosyal ağlarda kendisine inşa ettiği yapay
dünyada takılıyordu.
24 saat yetmiyordu insanoğluna. Aylar haftalara, haftalar
günlere, günler saatlere dönüşmüş, herkes hız tarikatının
çocukları haline gelmişti
WhatsApp tarzı programlar ile birbirleriyle çabuk iletişim
kurmak, iletişimin kalitesini düşürmüş, insanları birbirlerinden
yabancılaştırmıştı.
Kişiye özel olmayan kandil ve bayram mesajları
muhataplarında hiçbir karşılık bulmuyordu.
İş ortamındaki insan ilişkileri merhamet ve dostluktan nasipsiz
idi. İnsani değerler yitirilmiş, karakter aşınması had safhaya
ulaşmıştı.
E-mail hesaplarına ayırdıkları vakitleri, sevdiklerine ayırmayan,
işkolik, narsist, duygulardan uzaklaşmış bir nesil ortaya
çıkmıştı.
Ve o gözle görülmeyen canlılar gelip bu düzene dur dedi…

KEMAL SAYAR’IN ESERİ
Bu süreçte Psikiyatri Profesörü Kemal Sayar beyin “Yavaşla”
isimli kitabını inceleme fırsatım oldu. Kitaptan aldığım notları
siz değerli okurlarımla paylaşıyorum:

MOTORLU TAŞITLARIN DÜNYAMIZA YAPTIĞI KÖTÜLÜKLER
Ufak gezinmeler insana ‘yürümenin erdemlerini’ vermiyor ve
arabamızın içinde geçirdiğimiz saatler, bizi gerçek dünyadan
yalıtıyor.
Arabalar erkeklerin yeni şehvet nesneleridir.
Araba kullanamayacak kadar genç ve yaşlı olanlar veya maddi
sorunlar yüzünden araba sahibi olamayanlar, giderek ikinci
sınıf vatandaş oluverirler. İstanbul’da henüz denizi görmemiş
çok sayıda insan olduğunu biliyoruz.
Çok yakın mahallelerde olsalar da, hareketli zenginler ve
hareketsiz fakirler farklı dünyalarda yaşamaya başlar. Fukara,
görünmez duvarlarla çevrilen zindanlara hapsolur. Zenginleri
yanından yöresinden hızla geçerken görür.

EVLERE VE OKULLARA “YAVAŞLA” TABELASI ASABİLİRİZ
Bir bilimsel araştırmaya göre, İngiliz anne babalar çocuklarıyla
sekiz dakikalık anlamlı konuşma gerçekleştirirken, bu süre
Amerikalı anne babalar için sadece beş buçuk dakika.
Oysa bir ebeveynin çocuğu ile hem dem olabilmesi, kafası
dağılmadan, sıkıntısız bir biçimde onu dikkatinin odağına
oturtabilmesiyle mümkün.
Evin içinde televizyonun uğultusunun, bilgisayarın vızıltısının
dindiği kurtarılmış anlar olmalıdır. Atalarımızın öykülerin
çocuk ve gençlerimize usul usul anlatmaya başladığımız anlar.

KENDİ ÖMRÜMÜZÜ VE SEVDİKLERİMİZİN ÖMRÜNÜ
GÜZELLEŞTİRMEK
Bir fidan dikmeli. Kuruyan bir ağaca su vermeli. Ânın evlatları
olmalı. İnsanlara tebessüm etmeli. Güzellik ve iyiliği dile
getirmeli, olmuyorsa susmalı.
Ölüme, o küçük kıyamete hazırlanmalı.

Sağlıcakla kalın efendim…



  • Bu sayfayı paylaşabilirsiniz



Köşe Yazılarım

 Tümünü Gör

MURAT YILMAZ
mrtylmz.com

© Tüm hakları saklıdır