EVLATKOLİK MİSİNİZ?

2 Haziran Çarşamba 2021
  

21. Yüzyıl zor geçiyor.

Bilgi çağı diyorlar bu yüzyıla.

Geçmişte tarım ve makine çağları yaşanırken, Dünya ahalisinin işi daha kolaydı.

Şimdilerde ise çocuklar zihnen çabuk gelişiyor.

Anne babalar bilgi konusunda geride…

Çekirdek ailede çocuk sayısı azaldı.

Eskiden çocuklar anne babanın etrafında dönerdi, şimdi anne babalar çocukları
etrafında dönüyor.

Anne baba kariyer ve iş konusuna fazla vakit ayırdıklarından dolayı, çocuklarına
nitelikli vakit ayıramıyorlar.

Bu sebeple suçluluk psikolojisi oluşuyor büyüklerde.

Vicdani baskıdan kurtulmak için çocuklar merkeze alınıp şımartılıyorlar.

Anne babayı çocuklar yönetmeye başlıyor. Dede ve nineleri de devreye
sokarak…

Şanssız bir nesil.

Mücadele fırsatları elinden alınmış, tüm istekleri anne babaları tarafından
karşılanan bir nesil.

Problem çözemeyen, yaşam deneyimi olmayan bir nesil…

Peki, ne yapmalıyız?

Dengeli olmalıyız.

“Yanında ol lakin gölge etme”.

“Varlığından güç alsın, lakin kendi başına yol alsın”.

Neslin sadece biyolojik olarak devam etmediğinin farkında olmalıyız.
Edebiyatımızın ilklerinden Garibnâme adlı eserin yazarı olan Âşık Paşa,
insanoğlunun neslinin devamı için dört yol saymıştır:

1)Sulbî nesil: Kişinin kendi neslinden gelen evladı.
Torunun torununu gören azdır. Neslin hayırlı olması için dua etmek, İbrahim
atamızdan bize mirastır

2)Mâlî nesil: Kişinin ahirete göçmeden, malı ile yaptığı hayırlardır.
Ecdadımız 26.000 den fazla vakıf kurmuş, mâli neslim devam etsin diye.

3)İrşâdî nesil: Kişinin yetiştirip arkasında bıraktığı evlat ve talebelerdir.
Onlar da talebe yetiştirdikleri müddetçe bu nesil devam eder.

4)İlmî ve irfânî nesil: Kişinin yazdığı ve insanların istifade ettiği eserlerdir.
Kesintisi minimum, verimi maksimum olan nesildir. Kıyamete kadar bu
eserlerden istifade edenler olacaktır.

Ya Rab bize göz nuru olacak nesiller nasip eyle. Âmin



  • Bu sayfayı paylaşabilirsiniz



Köşe Yazılarım

 Tümünü Gör

MURAT YILMAZ
mrtylmz.com

© Tüm hakları saklıdır