ASÂLETLİ LİSELİLER ARANIYOR

12 Haziran Cumartesi 2021
  

Helal süt ile büyümüş, anne-baba terbiyesi görmüş, görüldüğü zaman Allah’ı hatırlatan edeb
timsâli liseli genç kardeşlerimin ellerinden öpüyorum.

Onlar benim büyüğümdür. Çünkü büyüklük yaşta değil rûhî kıvamda, şahsiyette, Hakk’a karşı
duruştadır.

***

Bu istisna cengâverler dışında liselilerin hâli ne durumda?

Trip atmak moda oldu. Kızmak darılmak kapıyı vurup çıkmak…

Çok meşgulüm, yoğunum; üzerime gelmeyin sinirliyim/dengesizim, benim psikopat bir
yönüm var şekilleri.

Konuşurken yüze bakmama, hele hele telefona bakma edebsizliği…

Sevmediği halde çıkarı olan şahsa karşı yapmacık gülüşler, sahte sadâkat gösterileri, şartlar
değiştiğinde ise gözünü kırpmadan satıp, yaranmak için doğru bildiğini söylemekten uzak
durmak…

Çevresi tarafından hayran olunan insan olmak için kendini kasma, takdir toplamak için
giyinmek, popüler kitaplar okumak.

Gösterişli evlerde oturmayı, gücün sembolü alan havalı araçlara binmeyi amaç haline
getirme.

Kendini çok akıllı zannetme, herkese her konuda fikir verecek kapasitede olduğunu
düşünme…

Yaşı biraz ilerlemişse; sen gidiyorken biz geliyorduk muhabbeti.

Bitirim, kibirli, fırlama, umursamaz, küstah, küfürlü ve yüksek tonda konuşan, zengin
görünen, marka giyinen, öğretmenlere kafa tutan, kızlara laf atan okul liderinin yanında
yürüyüp nam salma.

Pazartesi sabahları hafta sonu nerelerde takıldıklarına dair sunumlar yapma

Rağbet görmek için şekilden şekle girmek

Öğrencilerin kendi aralarındaki farklı tiplemelere adamlık dininin çeşitli versiyonlarında
rastlanılır. Bunları, yine öğrencilerin kendi aralarında taktıkları şu isimler altında
genelleyebiliriz:

“Fırlama” Tip: Bunların en büyük özellikleri her şeye karşı umursamaz ve cesur takılmalarıdır.
Her konuşma, olay ve ortamda aykırı olmalarıyla tanınırlar. Hocalara kafa tutar, sürekli
herkesle alay eder, kendilerine aşırı güvenir, sürekli espri yaparlar. Bu tipler, aslında genelde
duygusal ve ezik olurlar, bu ezikliklerini sivri ve uç hareketlerle kapatmaya çalışırlar. Dışarıya
duygusallıklarını asla belli etmezler, kaba konuşmalar yapar ve duygusuz gibi görünmeye
çalışırlar. Sınıfın kendilerinden beklediği tavrı göstermeleri gerektiği için asla korktuklarını ve
üzüldüklerini belli etmezler. Genelde partilere, davetlere bu tipler mutlaka davet edilirler,
çünkü bunlar herkesin gülmesini, eğlenmesini sağlayan tiplerdir.

“Bunalım” Tip: Sürekli sıkıntılı, hiçbir ortama uyum sağlayamayan, karamsar tiplerdir. Sürekli
olarak her şeyden şikâyet eden bir yapıları vardır. Hiçbir şeyi beğenmez ve herkese bir kusur
bulurlar. İçlerine kapalı ve düşüncelerini açığa vurmayan bu kişilerin genelde arkadaş
çevreleri pek yoktur. Eğlendirici bir yönleri de olmadığı için bu tiplere rağbet olmaz.

“Ukala” Tip: Bunlar genelde aileleri zengin olan tiplerdir. Her yerde ve her durumda
zenginlikleriyle ön plana çıkmak isterler. Kavgalarda, sınıf geçme durumlarında,
konuşmalarda ailelerini öne sürerek işin içinden sıyrılma yolunu benimserler. Şahsiyetlerini
ailelerinin servetinde arayan tiplerdir.

“İnek” Tip: Kendilerini çeşitli fiziksel eksikliklerinden ötürü arkadaşlarından aşağı görürler. Bu
açıklarını kapatmak için özellikle bilgilerini göstererek ve derslerine ağırlık vererek sivrilmeye
çalışırlar. Bazen özel konular üzerinde uzmanlaşarak dikkat çekmeye çalışırlar. Motosikletler,
sinema, elektronik, bilgisayar, koleksiyonculuk, vs. gibi. Her ortamda bu konular hakkında
konu açmak ve bilgilerini gösterebilmek için fırsat kollarlar.

Lise dönemi, burada birkaçını saydığımız insan tiplemelerinden oluşan ve adamlık dininin
değer yargılarının zihinlere işlendiği bir dönemdir. Güldüren, zengin, beraberken gösteriş
yapılabilen kişi olmak gibi etkenler bu dönemin ana değer yargılarıdır. Genç insan, diğer
insanları ahlaki özellikleri (örneğin dürüstlüğü, samimiyeti, fedakârlığı, içtenliği ve en
önemlisi imanı) ile değil, kendisine sağlayabileceği çıkarlara göre değerlendirmeyi burada
öğrenir. Yaş büyüdükçe de lisedeki güldürme, eğlendirme, beraber gösteriş yapma gibi
çıkarlardan daha da güçlü çıkarlar devreye girmeye başlar.

Nedenini bilmedikleri kurallara körü körüne uyma alışkanlığı kazanan kişilerin, akıl ve vicdan
mekanizmaları da geri plana itilir ve bu özelliklerin gelişebileceği en verimli dönemde bunlar
körelmeye terk edilirler.



  • Bu sayfayı paylaşabilirsiniz



Köşe Yazılarım

 Tümünü Gör

MURAT YILMAZ
mrtylmz.com

© Tüm hakları saklıdır